Arşiv
Türk Kadınlar Konseyi Derneği İstanbul Şubesi
1992 Yılı 8 Mart Dünya kadınlar günü gazete haberi:

Türk kadınının sosyal hayatta yerinin son derece sınırlı olduğu ve Türkiye'de kadının sosyal hayata girmesi konusunda ciddi reform hareketlerinin kaydedilmesi gerektiği bildirildi. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle, Türk Kadınlar Konseyi Derneği (TKKD) İstanbul, Bakırköy ve Boğaziçi şubelerince "Türkiye'de ve Dünyada Kadın" konulu toplantı dün Atatürk Kitaplığı'nda yapıldı. Toplantıda konuşan avukat Jale Toker, Hititlerden başlayarak Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerindeki kadının siyasi ve toplumsal rolleri üzerine genel bir bilgi verdi. Türk toplumunda kadının özellikle Tanzimat'tan sonra eğitim durumunun yetersizliği ve işgücü piyasasındakı durumunun kadının beklentilerine cevap vermediğini kaydeden Toker, "Kadının sosyoekonomik ve politik gelişiminde yerini alabilmesi Cumhuriyet döneminde, yani Atatürk döneminde gerçekleşen reformlarla olmuştur" dedi. Kadının çalışma hayatına katılmasında eğitim ve sağlık faktörlerine de değinen Toker, bu konuda da ciddi reform hareketlerinin olması gerektiğini sözlerine ekledi. Kadın dergileri konusunda söz alan Doç. Dr. Nazan Aksoy, konuşmasında Kadın ve Aile ile Kadınca dergilerini karşılajtırdı. Bu arada oturumu yöneten, ilk Türk jeoloji profesörü Dr.Nuriye Pınar da Atatürk'ün bütün kadın haklarını zaten verdiğini söyleyerek kadın bakanlığına gerek olmadığını öne sürdü. Bu arada Doç. Dr. Nazan Aksoy da bu kanunların yeterli olmadığını, yüzyılların getirdiği bir erkek hâkimiyetinin toplumda egemen olduğunu belirtti. Aksoy, TV'lerde yer alan "Macit beni otomobillendir" şeklindeki reklamların da özellikle kadınlan ve bunun yanında da erkekleri aşağıladığına dikkat çekti. Daha sonra toplantıya katılan yabancı kadın konuşmacılardan, ABD'li Betsy Hellman, Alman Suzanne Baumgort, Italyan Patrica Costa, Japon Noriko Nokoyama yaptıklan konuşmalarda, ülkelerindeki kadının sosyal ve siyasi yaşamlarına ilişkin bilgiler verdiler. Yabancı konuşmacılar ayrıca kendi toplumlannda da kadınların tam olarak sosyoekonomik yaşama yeterince katılmadıklarını ve tam anlamıyla "özgür" olamadıklarını anlattılar. Toplantıda daha sonra dinleyicilerle toplantıya katılanlar arasında soru- cevap kısmına geçilerek kadın sorunları tartışıldı.        Cumhuriyet gazetesi arşivi.


 8 Mart Dünya Kadınlar Günü!...  
        A r d ı n d a n...

Bu yıl da 8 Mart Dünya Kadınlar günü, haftası geldi geçti.

Bildiğiniz gibi sevgili okurlarım son 3 yıldır, 8 Mart'larda kutlama yapma hakkını kendimde görmüyorum. Ülkemde kadına yönelen her türlü şiddet, artarak yol alıyorsa; ben ancak, sosyal sorumluluk projeleri içinde Sivil Toplum Kuruluşlarında (STK) veya olabildiğim her platformda daha çok çalışmalıyım, daha çok koşturmalıyım, kutlanacak bir şeyler oluşuncaya kadar, diye düşünüyorum. Ama adet olmuş ya 8 Mart emekçi kadınlar haftası her yıl yer alıyor, sosyal programlarda. Konuşmacılar parlamentoda, ailede, sokakta, iş hayatında, kadının her yıl geriye gidişini yaşamının kötüleyişini anlatıyorlar. Bu konularda satırbaşları ile istatistiklerle anlatıp gelecekte daha güzel 8 Mart'lar dileyerek konuşuyorlar.

*

Kutlandı mı? Kutlandı! Özellikle geçen yıl tüm STK örgütlerinin 9 Eylül ve Ege üniversitelerinin Kadın Araştırma Merkezleri'nin bir araya gelip 'Bir Elde Sen Ver' birleşiminde uygulamak istediğimiz birlikteliğe, ellerimize indirilen darbelerle hala erkeklere, erkek politikacılara rağmen çaresiz kaldığımızı (birkaç iyi'yi tenzih ederim) yaşadıktan sonra çalışmak değil, çok çalışmamız gerektiği kanısındayım.

Ve kadınlar...

Birbirlerine güvenmeli, gücü desteği birbirlerinden almalılar.

*

İyi niyetle 8 Mart kutlamalarına yapılan katkılar bazen sadece görüntüde kalıyor. Mesela Büyükşehir Belediye Başkanımız; fuarda her yıl kadınlara ürettiklerini satabilmeleri için tahsis ettiği pavyondaki yerlerle destek veriyor. Bu arada bir diğer gözlemim de bu yıl belediyeler bünyesindeki, Kadın Konseyi ve belediye destekli üretim yapan kadın örgütü sayısının nerede ise STK'ları aştığı gibi. Bu yerlere belediye başkanları, siyasiler gelip gittikten sonra bir durgunluk çöküyor. Halbuki Büyükşehir, diğer belediyelerle koordine edip her semtten servis koyarak kadınları fuara taşısa, buluştursa...

Ancak birçok STK çeşitli aktivitelerle, bilgilendirme alanında değerli toplantılar yaptılar.

*

Bilgi eksikliğinin, kirliğinin tavan yaptığı günümüzde Türk Anneler Derneği İzmir'in duayen STK'sı Türk Kadınını Türkiye'de (Onlarca Derneğin kurucusu veya kurucularından) Uluslararası Türk Kadınlar Konseyi Dünya 2'nci Başkanlığı'na yükselen ve bildiğim kadarıyla Dünya Başkanlığını, resmi destek alamadığı ve sağlık nedenleri ile reddeden kaybettiğimiz Şenel Aksu için Konak Belediye Başkanı Sn. Hakan Tartan'ın desteği ile İzmir TAD şubesinin gerçekleştirdiği anma toplantısı ardından katıldığımız 9 Eylül Kadın Araştırma Merkezi'nin (DEKAUM) aktivitesi Sn. Şebnem Bursalı'nın konuşmacı Ege Koop. Bşk Hüseyin Aslan'ın moderatör olduğu, "Emek, kent, siyaset medya ve kadın" konulu toplantı sunum ve içerik yönünden hepimizin hislendiği, doğruların dinlendiği güzel toplantılar oldu.

Türkiye'nin halen tek kadın gazete genel yayın yönetmeni olan konuşmacımız; gazetesinde ilke olarak kadının onurunun korunarak teşhir edilmeden yer almasına dikkat ettiğini, kadına yönelik şiddette yine kadınların eğitilmesi bilinçlendirilmesi daha çok kadının sosyal ve çalışma hayatında yer alması gerektiğini vurguladı.

Ardından 21. Dönem Milletvekili ve sanatçı Faruk Demir'in verdiği güzel konserle günü tamamladık. Ve anmadan geçemeyeceğim İzmir'in değerli kadını geçmiş dönem milletvekili ve bakanı, her zaman İzmirliler'in, kadınların arasında sevgili Işılay Saygın etkinlik haftası boyunca her gün okullarda panellerde yer alarak durmadan dinlenmeden kadınların güç birliği yapmasının hayatta üretimde yer almasının gerekliliğini anlattı.

Hepinize sağlık dilek ve saygılarımla, gelecek 8 Mart'lara
İnci Mutluer  8-3-2013

 


 
Anasayfaya dönüş